Yarasalar gibi dolaşıyorum etrafta sessizce. Kimseye zarar vermeden, kaldırım taşlarına bakarak yürüyorum yosun tutmuş boş sokaklarda. Elimdeki ucuz biranın tek mezesi oldu şu yalnızlık. Daha bir efkarlı oluyormuş meğer sensiz içmek..
Beni ağlatan her şarkıda,
sigaranın dumanını ciğerlerimde hissediyorum artık.
Beni bu yaşımda salya sümük ağlatan tek şey meğer
neymiş biliyor musun? Elini tutabilmek için
söylediğim o masum yalan. ”El falına çok iyi bakarım
demiştim ”de sen hemen avuçlarını açıp bana teslim
etmiştin. O anı hatırlıyor musun bilmiyorum ama sen
bu yalana inanınca ellerini bana bırakmıştın.
Tuttuğum elin değil sanki tüm bedenindi. Falın
bitince de çektin ya ellerini elimden? Annesinin
elini bıraktığı için kaybolan bir çocuk gibi
olmuştum..Sen anlamadın ama ben çok
heyecanlanmıştım.
SEN ANLAMADIN AMA
Sen giderken tüm kelimelerde arkandan sürüklenerek
geldi. Bir şey diyemedim sana. İçimden attığım o
çığlıkları duymadın. ”Ne olur gitme kal ”diye
bağırdım sana sessizce. Kulak zarlarını patlatacak o
çığlıklarımı sana duyuramadım..
O parkta saatlerce oturdum
senden sonra. Babasının gözleri önünde boğulan bir
adamın yaşadığı şokları yaşattın bana. Sen giderken
ben sadece sana bakıp tüm beceriksizliğimle ağladım.
SEN GİDERKEN
Ben sadece gidişini izlemedim. İçimden Tanrıâ??ya
yalvardım;”Ne olur Tanrım geri gelip bana sarılsın,
bir annenin çocuğunu sevdiği gibi sevsin, saçlarımı
okşayıp bana tekrar sarılsınâ”dedim ama beni ne
Tanrı dinledi nede sen geri geldin.
Peki, sen şimdi bir daha geri gelmeyecek misin? Peki, ben kime ‘’seni seviyorum”derim? Peki, kim kaldı şimdi geriye beni avutacak? Peki, kim ben hasta olduğumda üzülecek? Kim bana ”Seni çok özledim ”diye bir mesaj çekecek gece yarıları? Kim merak edecek beni? Peki, kim benimle kavga edecek masumca?
Biliyorum artık kimse bunları bana yaşatamayacak. Sen artık yoksun ya şimdi , ben her gece ağlarken sensin diyerek bakarım boş duvarlara..
SEN ARTIK YOKSUN YA ŞİMDİ
Ben bu sahil banklarında
elimde ki ucuz birayla arkadaş olurum. Hatta benim
dualarımı kabul etmeyen Tanrımla oturur konuşurum
saatlerce. Her sevgiliye küfür eder sararım etrafa.
Sataşırım tüm mutlu insanlara. Aklıma senin bir
beraberliğin olduğunu getirir lanet ederim banktaki
yalnızlığıma ve salaklığıma. Kurşunlar sıkarım her
gece firar eden aklıma.Batırırım kaptanı olmayan tüm
gemileri..Yıkarım tüm kurduğum hayallerimi. Tüm
beyaz gelinliklerimi atarım şu fırtınası bitmeyen
denize. Orucunu bozmuş biri gibi her dakika
sarılırım bir dal sigaraya.
Artık sen yoksun ya hayatımda? Ben her gece firar
eder, çocuk gibi ağlarım başka kollarda..
Sen bilmiyorsun ama annemde artık sıkıldı bu
gözyaşlarımdan.”Sen nasıl erkeksin ”diyor bana..
Sahi ben nasıl bir erkektim?
SEN BİLMİYORSUN AMA
Ben hala bir çocuk gibi ağlıyorum odamdaki boş yatağımda. Her dökülen gözyaşımda bir dua sıkıyorum gökyüzüne. Kabul olmaz biliyorum ama olmama ihtimaline rağmen ben yinede titreyen bir bedenle ediyorum. Her seferinde kucağıma sen diyerek aldığım yastığım sırılsıklam oluyor. Üzerinde dalga dalga iz bırakıyor tuzu bitmiş gözyaşım. Sen bilmiyorsun ama galiba dün gecede dayak yemişim sokak serserilerinden. Elimdeki şarap şişesi kızdırmıştır yine. Ne yapayım adam gibi içemiyorum şu lanet acı şeyi. Ne zaman sarhoş olsam hıçkırıklarımla boğuluyor bu sahil şeridi. Sen beni unuttun ama ben unutmanın formülünü kaybettim..
SEN BENİ UNUTTUN AMA
Ben unutmak isterken bile hatırlıyorum o kahrolasıca
yüzünü. Beni mezar taşı gibi kas katı yapan o
gözlerini. Birde neyi hiç unutmuyorum biliyor musun?
Hani cep telefonlarımızla devamlı birbirimize
çağrılar atardık ya? İşte onu.. Sen her çağrı
attığında beni düşündüğün gelirdi aklıma ve bayramı
karşılayan bir çocuk mutluluğuyla seni arardım.. Şu
sıralar her telefonum çaldığında sensin sanıyorum.
Sen olmadığını anlayınca da açmadan fırlatıyorum
yanımdaki koltuğa.
Ne olurdu sanki az önce arayan kişi sen olsaydın?
SEN OLSAYDIN
Benim gibi güçsüz bir şekilde yaşayabilir miydin bu
ayrılıktan sonra? Geri dönmeyeceğimi bildiğin halde
akla gelmeyecek çılgınlıklar yapar mıydın dönmem
için? Her sabah aynı otobüs durağına çok sevdiğin
papatyaları getirip bırakırmıydın? Peki, her gece
evimin önünde nöbet tutarmıydın?
Ağlamak için son insanında yanından gitmesini bekler
miydin?
Yapmazdın demi?
Peki…
O zaman son kez iyi dinle beni..
Hani hep derdim ya sana SON SEVDİĞİMSİN diye?
